Kötü Saç Kesimi Sizi Duygusal Olarak Nasıl Etkiler?

Kadınlar kolay kolay saçlarını kestirmeye kıyamazlar. Hele ki upuzun saçları varsa. Ama bir cesaret o saçlar kötü kesilmişse ondan sonra bunalımlardan bunalım beğenmenin Zamanı gelmiş demektir. Eğer saçlarınız zor uzuyorsa, bu bunalımda oldukça da haklısınız. Siz uçlarından kırıklarını aldırmak için bile saatlerce kuaförünüzle pazarlık yaparsınız ama bir anda saçlarınızı hiç beklemediğiniz bir halde bulursunuz. Her zaman uzun saç en iyisi değildir elbette. Bazen değişiklik yapmak size iyi gelecektir. Ama bu değişikliği yaparken sonradan pişman olmamak için kendinizi emin ellere teslim etseniz en iyisini edersiniz. Kısa saçın da çok avantajı var. Bunun farkındaysanız ve siz de biraz kısa saç denemek istiyorsanız yanlış kesime çok dikkat etmelisiniz. Saç kesim macerasından kötü sonuç almak da var ama size önceden yaşayabileceğiniz travmalar hakkında biraz bilgi verelim.

İlk aşama: Bir şeyler yanlış

Aslında siz kuaföre sadece uçlarından biraz aldırmak, kırıklardan kurtulmak için gitmişsinizdir. Ama kuaförünüz hiç acımamış ve saçlarınızın en az yarısını sizden almıştır. Kuaförünüz yapacaklarını size önceden anlatmıştır aslında sizi kat kesmek konusunda mutlaka ikna etmeye çalışmıştır, çünkü her kuaför bunu yapar. En sonunda ikna olursunuz ama içiniz içinizi yer. Bana yakışır mı? Acaba istediğimden kısa olur mu aşaması başlamıştır. Bu durumun önüne geçmek için en başından dikkatli olmanız yeterlidir aslında. Bunun başında da hayalinizdeki saç modelini bulmak vardır.

İkinci Aşama: Bunu düşünmüyordum

Keşke tereddütleriniz sadece sizin kuruntunuz olarak kalsaydı ama kalmadı. Kuaförünüz makası vurdukça vurdu ve saçlarınız beklediğinizden çok daha kısa oldu. Hatta en başında evet bana yakışır dediğiniz bu model size hiç mi hiç yakışmadı. Sonuç olarak iş işten geçti, saçlarınız gitti. Şimdi sizi karalar bağlama aşaması bekliyor. Büyük bir şok içinde olacak olayı idrak etmeye çalışacaksınız.

Üçüncü Aşama: Öneri

Şu an işler ters gidiyor ve siz de bunun farkındasınız. Aklınıza gelen ilk şey ise müdahale etmek olacaktır. Mantık olarak ne kadarını kurtarsam o kadar iyi diye düşünürsünüz. Ama bir yandan da içinizden kuaförüm bu işin uzmanı o yapıyorsa doğrudur diye geçirmeden de edemezsiniz. Kısıkta olsa sesiniz çıkar ve bu kadar kısalık yetmez mi diye bir sorarsınız. Ama ne çare kendinizi evet bu bana yakıştı diye ikna etmeye çalışmaktan başka bir şey gelmez elinizden.

Dördüncü Aşama: İnkar

Artık kesim işi bitmiştir. İçinizden bana yakışmadı diye geçirirsiniz. Ama bir yanınızda bu modelin size yakışmadığını inkar eder. Hala fönle bu durumu kurtaracağınızı düşünmeye başlarsınız. Ama bakalım fön çare olacak mı demekten de kendinizi alamazsınız. Zaten sadece saç kesimi için değil boya işlemleri için de bu durum geçerlidir. Bazen istediğiniz renk o değildir ama kuaförünüz size o rengin yakışacağı konusunda sizi ikna eder. Boya işlemi bittiğinde ise iş işten çoktan geçmiştir. Siz hala yakışmadığını savunursunuz ama ne gelir elden?

Beşinci Aşama: Nasıl Düzelir?

Artık her şey bitmiştir ve bu saçların düzeltilmesi şarttır. Ama nasıl olacak. Her ne kadar kuaförünüz saçlarınızı mahvetmiş olsa da onu kırmadan bu işi halletmenin peşine düşersiniz. Şimdi başka bir kuaför bulmanız gerekir. Mutlaka bu saçları düzeltecek biri olmalıdır.

Son Aşama: Bir daha asla

Saçlarınızı düzelttirecek bir kuaför bulmuşsanız şanslısınız demektir. Ama bulamadıysanız işte o son aşamaya gelirsiniz. Bir daha asla saçlarımı kestirmeyeceğim dersiniz. Ama bir gün o deli cesareti yine gelecek emin olun.


Google News uygulamasında yer alan tüm blog yazılarından ilk senin haberin olsun! google news abone ol

Yorum Yap